20th Kas2011

LPG nedir ve nasıl uygulanır? (uygulama videolu)

by imdatselulit.com

LPG ile selülitli bölgelere dönen ve vakum yapan özel bir masaj aleti ile uygulanır. Kullanılan bu aletin etkisi ile lenf dolaşımı hızlanır, yağ dokusunun tekrardan deri dokusu üzerine yapışması engellenir. Bu teknikle yağ alınmaz, ancak yapışan dokunun neden olduğu dalgalı görüntü azaltılır. Selülitlerin görünümünde farklılık ortaya çıkması için haftada iki kez 30 dakika LPG en az 6-8 seans yapılması önerilmektedir.

Selülit tedavisinde FDA belgeli tek cihaz: LPG Cellu M6


LPG Endermolojisi aspirasyon (emme) ve dönme aksiyonlarının birlikte kullanılarak deri ve deri altı dokulara negatif basınç uygulanması prensibine dayanan bir masaj metodudur.

 

Dünyanın sellülit tedavisinde etkinliği bilimsel araştırmalarla kanıtlanmış FDA belgeli tek endermoloji cihazı LPG’dir.LPG’nin en son geliştirilen modeli Cellu M6 Keymodule, hastaya ve uygulama alanına göre seçilebilen 3 ayrı başlığa sahip olup, başlıklarında yoğunluk, hız ve yönleri ayarlanabilen birbirinden bağımsız motorize rulmanlar içermektedir. Cihazdaki bilgisayar sistemi hasta özelliklerine göre çok sayıda program ve protokol seçimine olanak sağlamaktadır.LPG uygulamaya alınan bölgelerde kan dolaşımı ve lenfatik dolaşımı arttırmakta, metabolik atıkların eliminisyonuna yardım ederek doku drenajı sağlamakta, mevcut fibroz bantları serbestleştirerek deriye esneklik kazandırmaktadır. LPG uygulaması ile deriden kasa kadar tüm cilt altı dokuların yeniden şekillendirilmesi sağlanır.

LPG tedavisi, hastaya göre değişen protokol ve programlar seçilerek yapılmaktadır. Uygulamalar, 10-20 seans arasında değişmektedir. Tedavi sırasında her hastaya özel uygulama çorabı  giydirilmektedir. LPG endermoloji tedavisi tamamen ağrısız olmasının yanı sıra hastada stres azaltıcı ve rahatlatıcı etkilere sahiptir. Her bir seansta uygulama 35 dakika sürmektedir.

Liposuction vücut kontur düzeltmesi sağlayan ve yağ hacmini azaltan etkin bir cerrahi yöntemidir. Ancak sellüliti ve deri düzensizliklerini tam olarak yok etmez. LPG vücut kontur düzeltmelerinde liposuctiona alternatif bir yöntem olmamakla birlikte liposuction’la kombine edildiğinde daha mükemmel sonuçlar alınmasını sağlar.

LPG spordan daha etkili midir?

Spor, vücut sağlığı için kaçınılmaz önemde olmakla birlikte oluşmuş selüliti yok etmemektedir. En ideal olan LPG endermoloji tedavisi ile birlikte spor kombine edilmesidir.

 

 

 

 

 

20th Kas2011

Doç. Dr. Fatih Peker; Selülitten kurtulmak için turp yiyin

by imdatselulit.com

Plastik Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Fatih Peker, selülitten korunmak için vitamin ve mineraller almanızı, vücudun suyunu atması için turp, maydanoz ve çilek yemenizi öneriyor;
”Ne kadar tek yönlü beslenirseniz selüliti de o kadar çabuk çağırırsınız. Hayvansal yağ, şeker, tuz, yüksek topuklar, yanlış yürüme hareketleri ve kambur oturmak da selülite yol açar. Selülitten korunmak için kilonuzu koruyun, günde 1500 kalori alın. Çok hareket edin, vitamin ve mineral alın.

A ve E vitaminleri deriyi düzgünleştirir, magnezyum metabolizmayı harekete geçirir, fosfor ve silisyum dokuları kuvvetlendirir.
Vücudun fazla suyunu atması için ise beyaz ve kırmızı turp, maydanoz, kereviz, çilek ve pilav yiyin. Tuz, şeker, alkol, sigara, koyu çay, kahve, çikolata, kızartma ve undan uzak durun. Derinin kanla beslenmesini teşvik edin. Örneğin masaj eldiveni ile kendi kendinize masaj yapın ya da saunaya gidin.”
Selülit rejimle geçmez ve özel bir tedavi gerektirir. Selülitle tedavi de tıbbi tedaviler ise ”Tıbbi masajlar, Akupunktur, Ozon terapi-Ozon banyosu, Lazer terapi, Basınç terapisi, Mezoterapi, Lipoliz (Soya Enjeksiyonu), Liposuction”dır.Selülit için yardım alacaksanız bu yöntemlere öncelik tanımalısınız.

20th Kas2011

Karboksiterapi nedir, nasıl uygulanır? (video)

by imdatselulit.com

Selülitten kurtulmak için bir yöntem olarak gösterilen karboksinin nasıl uygulandığını görmek istiyorsanız izleyin;

Cilt altına (subkutan dokuya) ince bir iğneyle (30 G iğne ) karbondioksit gazı enjekte edilmesidir. Karbondioksit mekanik olarak yağ hücrelerini yok ederken bir yandan da kan dolaşımını canlandırır. Düzelen kan dolaşımı uygulama yapılan bölgeye bol miktarda oksijen ulaşmasını sağlar. Bu reaksiyonlar sonucunda dokular düzene girer, hücrelerde sıkışan sıvı birikimleri dağılır.

Karbondioksit Tedavisi Nedir?

Bölgesel yağlanmaların olduğu yerlere uygulanan bir zayıflatma metodudur. Vücudun, karbondioksit verilen bölgede bol oksijen pompalayıp yağları parçalaması ve eritmesi esasına dayanan bu sistem günümüzde sıkça kullanılmaktadır. Deri altına istenilen miktarda ve hızda verilen gaz bu bölgede yağların parçalanmasını sağlar. Öte yandan vücut derhal bu bölgeye oksijen göndermeye başlar. Bu oksijen mevcut kılcal damarlar ile taşındığı gibi, az çalışan ya da çalışmayan kılcal damarlar ile de taşınmaktadır. Böylelikle bu bölgedeki oksijen miktarı artar, artan oksijen yağların daha çabuk erimesini sağlar.

Karbondioksit tedavisi yada karbondioksit ile zayıflama yöntemi çoğu zaman mezoterapi, elektro-lipoliz,Radyo Frekans,elektroporasyon ,ultrason kavitasyon, ve LPG gibi zayıflatma sistemleri ile desteklendiğinde daha çabuk sonuçlar alınabildiğini belirtilmek isteriz.

İlk olarak 1932 yılında Fransa’da tıkanan atar damar hastalıklarının tedavisinde kullanılmıştır. 1993 yılından itibaren selülit tedavisinde başarıyla uygulanmaktadır.
Karbondioksit oksijene göre 20 kat daha hızlı dağılan bir gazdır. Uygulama sonrası bölgeye çevre dokulardan daha fazla oksijen gelir ve dolaşım hızlanır. Karbondioksit hızla uzaklaştırılır. Yağ yakımı artar.

Etkileri Nelerdir?

  • Dokuların daha fazla oksijenlenmesi sağlar.
  • Kılcal damar kan akımı artar.
  • Yeni kılcal damar oluşumu gözlenir.
  • Yağ dokusundaki oksidatif yağ yıkımı artar.
  • Bağ dokusunun ana elemanı olan kollajen ve elastin sentezi artar.
  • Böylece karbondioksit uygulanan bölgelerde sıkılaşma,elastikiyet artışı,bölgesel incelme,selülitler de düzelme meydana gelir.

Kullanıldığı Yerler?

  • Selülit ve bölgesel yağlanmaların tedavisinde tek başına veya kombine olarak.
  • Kırışıklık, deri sarkmaları, elastikiyet kayıpları ve çatlak tedavisinde.
  • Sedef hastalığında,
  • Atar ve toplardamar dolaşım bozukluklarında.
  • Venöz ülserlerde.
  • İmpotans tedavisinde

Yan Etkileri Nelerdir?

Karbon dioksit soğuk bir gaz olduğu için hafif bir yangı hissi oluşur. Bu yangı kişiye göre değişir. Gazın soğuk olması sadece yangı hissi hafif bir ağrı olarak algılanabilir.

Nadiren bir kaç saat süren deri altında çıtırdama sesi.

Tedavi haftada 1-2 kez toplam 15-20 dakika süre 12-20 seans uygulanmalıdır. Uzman kişilerce yapılırsa enjeksiyon yerlerinde bazen 1-2 günde geçen hafif morluk ve kızarma dışında pek yan etki görülmez. Uygulama ardından yarım saat süren bir şişlik hissi olabilir. İşlem sonrası hafif bir yürüyüşle bu şişlik kaybolacaktır.

Uygulanma Şekli ve Etki Süresi

Bu tamamıyla hastaya bağlıdır. Düzenli egzersiz ve diyet uygulanırsa etkisi yıllarca ,sürebilir .Beslenme alışkanlıklarında değiklik yapmak gerekir.Formumuzu korumak için mevcut kilomuzdan fazla kilo almamak gerekir.,
Kalıcı çözüm için sürekli bakım
Hareket + Düzenli Beslenme + Masaj

Selülit azaltılabilir ve kontrol altına alınabilir ama “tamamen” yok edilemez. Selülit sürekli bir oluşumdur. Bu nedenle alınacak önlemlerin ve tedavinin de sürekli olması gerekir.

Bu tedavinin esası, sıvı toplanmasını kontrol etmek ve kan dolaşımı ile lenf dolaşımını düzene sokmaktır. Tedavinin başarısı doğal olarak selülitlerin durumuna bağlıdır. Çok sertleşmiş selülit tabakaları tamamen düzleştirilemez. Ancak daha erken safhalardaki oluşumlarda çok iyi sonuçlar alınmaktadır.

  • Gıdı
  • Göbek
  • Kollar
  • Kalça
  • Karın
  • Bacak

olarak istenilen bölgeye uygulama yapılmaktadır. Seans süresi on -“onbeş dakika kadardır.  Gerekli bölgeye karbondioksit enjeksiyonu yapılır Bu enjeksiyonların sayısı sınırlıdır, çünkü etkisi geniş bir alana yayılır. Bazı hastalar, kılcal damarların genişlemesi nedeniyle, enjeksiyon yapılan bölgede hafif yanma hissedebilirler. Ancak bu yanma hissi saniyede kaybolur. Ardından enjeksiyon yapılan alan biraz şişer , bu da en fazla yarım saat sürer. Sonra herşey normale döner. Seans bitimleri süresince kişi darbelerden korunmalı ve sıkı şeyler giymemelidir.

 

Karboksi terapinin kullanıldığı alanlar

  • Karın, kalça, bel, bacak gibi bölgesel yağlanmanın giderilmesi.
  • Selülitlerin eritilmesi.
  • Cildin sıkıştırılması.
  • Çatlakların tedavisi.
  • Plastik cerrahiyle yağları alınan vucutların toparlanması.
  • Yüz cildinin gençleştirilmesi.

19th Kas2011

Sizin selülitiniz hangi tip? – Test

by imdatselulit.com

 

Selülitin çeşitleri olduğunu biliyor muydunuz? Vücudunuzda oluşan selülit yaşam şeklinize göre farklı biçimlerde ortaya çıkıyor. Bazı selülit çeşidi kendini gizlerken bazı çeşitleri elinize bile gelmiyor. Selülit tedavisinde hangi tipe girdiğiniz önemli. Görünürlüğe göre selülit tipi üçe ayrılıyor;

 

 

 

Sert selülit: Bu selülit tipi hareketle ortaya çıkıyor. Kişi oturduğu zaman belli olmuyor. Örneğin çok aktif kadınlarda bu tip selüliti görebilirsiniz. Spor yapan, vücudunu çalıştıran, fazla oturmayan kadınlarda ortaya çıkıyor. Burada daha çok genetik yatkınlık rol oynuyor. Bacağınızı öne attığınızda ya da başka bir kası kastığınızda görülüyor selülit. Kasa yapışık gibidir, elinize gelmez.

 

 

 

Yumuşak selülit: Daha çok orta yaş grubunda görülse de birdenbire çok kilo veren kadınlarda da ortaya çıkabiliyor. Bu selülit her türlü harekette kendini gösteriyor.

 

 

 

Belden aşağı ödem: En sık görülen ve en kötü selülit tipidir. Bacağa bastığınız zaman parmağınız içeri girer. Orada bir sıvı birikimi vardır. Dolaşım bozulmuş, fibroz bantlar gelişmiştir. Bu selülit hep görülür, yani hareket etseniz de otursanız da saklayamazsınız.

 

 

 

Selülit öncelikle görünürde olmaz. Kasınızı iki parmağınızla sıktığınızda görürsünüz. Bu birinci derece selülittir. İkinci aşamada hareketle ortaya çıkar. Üçüncü aşamada, ister oturun ister hareket edin görünür. Çünkü dolaşım bozukluğu artmıştır.

 

 

 

Tedavi öncesi selülit tipi ise; yağlı, süzme ve lifli olmak üzere yine üçe ayrılır. Aşağıdaki mini testlerle selülit tipinizi belirleyebilirsiniz;

 

 

 

1.Tip Selülit

 

• Kilo fazlanız var mı?

 

• Kilo probleminiz her zaman var mıydı?

 

• Selülitiniz yumuşak, kaygan ve koyu bir muhallebi görünümünde mi?

 

• Kolayca parmaklarınızın arasında sıkıştırabiliyor musunuz?

 

• Selülitiniz vücudunuzun alt ve üst kısımlarına eşit dağılmış durumda mı?

 

• Stresli biri misiniz?

 

 

 

2.Tip Selülit

 

• Bacaklarınız kalın, şiş ve varisli mi?

 

• Kramp giriyor mu?

 

• Reglinizden önce şişkinlik hissediyor musunuz?

 

• Yazın ayaklarınız daha fazla mı şişiyor?

 

• Bacaklarınız, ayak bilekleriniz ve baldırlarınız kalın mı?

 

• Vücudunuzun alt kısmı, üstüne nazaran daha sıkı ve soğuk mu?

 

• Parmağınızı baldırınıza bastırınca deri çöküyor ve bir süre öyle mi kalıyor?

 

 

 

3.Tip Selülit

 

• Selülitleriniz sert mi, bastırınca acıyor mu?

 

• Daha çok baldırlarınızda ve dizlerinizin arka kısmında toplanmış vaziyette mi?

 

• Deriniz beyaz, kuru ve hassas mı?

 

• Zayıfladığınızda üst kısmınızdan mı kilo veriyorsunuz?

 

• Uzun zamandır var olan selülitlerinizden ne yaparsanız yapın kurtulamıyor musunuz?

 

• Selülitlerinizin görünümü ayın muayyen günlerine göre değişmiyor mu?

 

• Hareketli bir insan mısınız?

 

Değerlendirme

 

Olumlu cevaplarınızın çoğu

 

1. Tip’e aitse selülitleriniz yağlı,

 

2. Tip’e aitse süzme,

 

3. Tip’e aitse lifli cins.