30th Haz2012

Selülitle savaşma taktikleri

by imdatselulit.com

Selülit yalnızca kadınların sorunu değil; erkeklerde, hatta çocuklarda bile görülür oldu. İyi haber ise; en kötü durumdaki selülit bile yüzde 80 oranında tedavi edilebiliyor…

Birden oluştuğu için başa çıkılamaz gibi görülüyor, tüm bacağı sarınca savaşmak için gecikildiği düşünülüyor ama artık selülitle savaşmak için pek çok yöntem var. Uz. Dr. Hande Ulusal, selülit ile ilgili bilinmesi gerekenleri anlattı…

Oluşmuş selülitin yüzde kaçı tedavi ile giderilebiliyor?

Bu, selülitin derecesine göre değişir. Evre 1 ve 2’de yüzde 100’e varabilecek oranlarda gerileme olabilir. Evre 3 ve 4’te ise bu oran yüzde 30-80 arasındadır. Aradaki bu farkta, kişilerin yaşam tarzını değiştirmesinin de büyük rolü vardır.

YATKINLIK ÖNEMLİ

Selülit yalnızca kadınların sorunu mu, erkeklerde hiç görülmüyor mu?

Selülit kadınları vuruyor ama her 100 erkekten en az beşinde de görülebilir. Kadınlarda daha çok görülmesinin nedeni; selülite neden olan östrojen hormonunun kadınlarda çok daha fazla salgılanmasıdır. Erkeklerdeki östrojen hormonu çok daha az olduğu için selülit görülme oranı yüzde 5 ila 10 kadardır. Genetik yatkınlığı olan erkeklerde; dengesiz ve fazla kilo alımı, hareketsizlik, kalorili beslenme gibi sebepler de selülit oluşumuna yol açar.

Erkeklerin selüliti de kadınlarınki gibi mi tedavi edilir?

Evet, tedavi yöntemi aynıdır. Nasıl kadınlarda belli bir ölçüde erkeklik hormonu varsa; erkeklerde de az oranda kadınlık hormonu vardır. Selülit oluşumunda kadınlık hormonunun etkisinden bahsetmiştik. Bu yönden düşünülürse, erkekler selülit tedavisinde daha avantajlılar.

Erkeklerde kilo ile selülitin ilişkisi var mı?

Tek sebep kilo olmasa da, elbette yağ oranı arttıkça selülitin görülme riski de artar. Kilo alımıyla beraber özellikle kalça ve basen bölgesinde yağ doku artışı, o bölgenin kan ve lenfatik dolaşımının bozulmasına yol açar ve selülit oluşur.

Neden artık çocuklarda da selülit görülüyor?

Selülit; yemek yeme şekline göre, özellikle ‘adolesan çağı’ dediğimiz ergenlikle beraber başlayabilir çünkü yine bu dönemde hormonal değişimler meydana gelir.

Doğum kontrol hapları selüliti tetikleyebilir mi?

Östrojen ve progesteron hormonları, toplardamar duvarlarının kas yapısını bozar ve gevşetir. Bu da ödeme neden olur. Lenf sistemi tarafından uzaklaştırılamayan bu sağlıksız sıvılar, yağ hücrelerine bası yapar ve onların beslenmelerini engeller. Yine hasarlı olan atardamarlar da yeterli oksijeni yağ hücrelerine taşıyamayınca metabolizmaları iyice yavaşlar. Bu nedenle, selülit oluşumu erken başlayan ve genetik zemini olan kişiler, doğum kontrolü amacıyla daha farklı yöntemleri tercih etmelidir.

SELÜLİTİNİZİN DERECESİNİ NASIL ANLARSINIZ?

1.Derece: Derinin görünümü normaldir. Ancak iki parmak arasında sıkıştırıldığı zaman hafif pürüzlü görünüm ortaya çıkar.

2.Derece: Ayakta dururken görülen selülit yatınca kaybolur.

3.Derece: Hem ayakta, hem de yatarken portakal kabuğu görünümü mevcuttur. 4.Derece: Portakal kabuğu görünümü belirginleşmiş, cilt sıkıştırıldığında ağrılı hale gelmiştir.

SELÜLİTE DUR DEMEK İÇİN…

1 Sık kilo alıp vermekten ve yoyo diyetlerden kaçının. Verilen kiloyu korumak; selülit ve çatlak oluşumunu azaltır.

2 En iyi detoks ve arınma için bol sıvı almak şart! Bol su içeren sebze ve meyveler ile kremasız, şekersiz içecekler tüketin. Açık çay, bitki çayları, sade soda, şekersiz limonata içebilirsiniz.

3 Asitli, kafeinli, kremalı ve aromalı içeceklerden uzak durun. Sade filtre kahvenin veya Türk kahvesinin günde bir-iki fincan tüketilmesinde zarar yoktur.

4 Günde en az 10 bardak su içmeye özen gösterin.

5 Kilo almamak ve kilo kontrolü için her öğün lifli besin tüketmek önemlidir. Özellikler sebze ve meyveler bol miktarda su içerir. Her öğünde salata şart!

6 Kızartmalar yerine zeytinyağlı yemekler yiyin. Margarin ve katı yağlardan uzak durun.

7 Potasyum, C vitamini, A vitamini, E vitamini ve selenyum minerali; kas dokusu ve cilt için önemli içeriğe sahiptir. Kayısı, muz, portakal, kavun, karpuz, kuruyemişlerden badem, fındık, ceviz ve yer fıstığı ile birçok yeşil sebzeler, gerektiği kadar tüketilirse faydalıdır.

TUZSUZ TERCİH EDİN

8 Spor yaparak kilo verin. Sporun; daha iyi sıkılaşmak, sarkmamak, aynı zamanda kilonun duraksamaması ve motive olmak gibi faydaları saymakla bitmez!

9 Tuzlu gıdalara dikkat! Ödemi artırmaması için tuzsuz peynir ve zeytin, marine edilmemiş füme olmayan etler ve şarküteri besinlerden kaçınmakta fayda var.

10 Ne kadar ve ne yediğiniz önemli! Almanız gereken ölçüleri kaçırmayın, tatlı ve hamur işlerinden mümkün olduğunca uzak durun. Haftada bir tatlı veya hamurlu gıda ölçüsünden kesinlikle şaşmayın.

Sabah Gazetesi

 

30th Haz2012

En etkili selülit tedavisi buz mu?

by imdatselulit.com

Akupunkturla selülit tedavi edilir mi? Duş sonrası soğuk su tutup buz uygulaması yapmak selülite iyi gelir mi? Uzmanlara göre en önemli çözüm; selülitli bölgedeki kan dolaşımını artırmak!

Selülitlerden kurtulmak için verdiğiniz çabalar acaba işe yarar mı? Kimin selülitine ne iyi gelir? Memorial Hizmet Hastanesi Dermatoloji Bölümü’nden Uzm. Dr. Hande Ulusal, selülit ile ilgili bilinmesi gerekenleri anlattı…

1 Doğru beslenme: Yüksek kalorili gıdalardan uzak durulmalı. Şeker, tuz, un ve yağ tüketimi minimuma indirilmeli. Çay, kahve, çikolata gibi kafeinden zengin gıdalar fazla tüketilmemeli. Sebze, meyve ve lifli gıdalar daha fazla yenmeli. Yine vücuttaki yağ miktarını artıran alkolün tüketimi de azaltılmalıdır. Sigara ise, zaten dolaşımı bozuk olan selülitli bölgenin kan akımının daha da azalmasına yol açar.

2 Masaj: Lenf drenajının yönü boyunca aşağıdan yukarıya doğru iki elinizle yumuşak bir şekilde masaj yapın. Antiselülit kremlerinin dokulara etkisi, daha öncesinden masaj yapıldığı takdirde iki kat fazla olur. Özellikle soğuk duş ya da buz uygulaması da son zamanlarda çok konuşuluyor. Duş sonrası, selülit olan bölgelere birkaç dakikalık soğuk su ya da beş dakika ara ile birkaç dakikalık buz uygulamak; kan dolaşımını hızlandırır.

3 Egzersiz: Selülit olan bölgelerdeki kasların çalıştırılması, dolaşım sistemimizi harekete geçirir, böylece yağ hücrelerinin doğru beslenmesine olanak sağlar. Tedavide; tempolu yürüyüşler, bisiklete binmek ve yüzmek oldukça etkilidir. Aktiviteye en az 20 dakika devam edilmelidir.

 

KREMİ DOĞRU SEÇİN

4 Antiselülit kremleri: Doğrudan doğruya yağ hücrelerini harekete geçiren ve hücrelerin içini boşaltmayı sağlayan antiselülit kremleri, özellikle erken evre selülit tedavisinde faydalıdır. Bu kremleri masajla uygulamak daha etkili olur. Tedavide kullanılan selülit kremleri içeriklerindeki aktif maddelerle kan dolaşımını artırır, lenfatik dolaşımı düzenler ve cildi daha pürüzsüz hale getirir. Bu kremleri seçerken mutlaka dermatoloğunuza danışmalısınız. Çünkü dermokozmetik olmayan ürünlerin kullanımı size faydadan çok zarar verebilir.

5 Su: Metabolizmanın hızlanması ve zararlı maddelerin vücuttan atılmasında suyun önemi çok büyüktür. Bunun için günde 2 litre su içmek gerekmektedir.

 

TEKRAR HORTLAYABİLİR

Selülit tedavisi sonrası bilinmesi gereken en önemli husus; yaşam ve beslenme tarzı değiştirilmezse, selülitin yine tekrar edeceğidir. Tekrarı engellemek için, korunma yöntemlerine yani doğru beslenmeye, egzersiz yapmaya, bol su içmeye, masaj yapmaya ve krem kullanmaya dikkat etmek ve dermatoloğun önerdiği aralıklarla takip gerekir.

 

YERSİZ VAATLERE KARŞI UYANIK OLUN

Selülitin; erken evrede yapılan tedaviler ile gerileme olasılığı yüksektir ama ilerleyen evrelerde tedavinin başarı oranı biraz daha azalmaktadır. Özellikle ileri evre hastaların, “Yüzde 100 tedavi garantisi veriyoruz” diyen merkezlere bilinçli yaklaşmaları gerekir. Tabii ki kombine tedaviler ile selülitin gerileme şansı yüksektir ama hiçbir zaman “Yüzde 100 tedavi” gibi iddialı bir söz sarf edilemez. Bu yüzden, merkezlerin hastalara başlangıçta doğru bilgiyi vermeleri çok önemlidir.

 

SELÜLİTİ TEDAVİ ETME YÖNTEMLER

Mezoterapi: 4 mm’lik özel iğneler ve bir enjektör yardımıyla cildin orta tabakasına özel solüsyonların enjekte edilmesidir. Haftada bir veya 15 günde bir uygulanacak 8-12 seansta olumlu sonuç alınabilir.

LPG: Cilde vakum uygulayan cihazlardır. Aspirasyon (emme) ve dönme aksiyonlarının birlikte kullanılarak deri ve deri altı dokulara negatif basınç uygulanması prensibine dayanır.

Akupunktur: Vücudun çeşitli kilit noktalarına iğneler yardımıyla ulaşıp su ve yağ hücrelerini harekete geçirir.

Ozon terapi: Yağ hücrelerini oksijen ile temizleyerek, yağların yakılmasını amaçlar. Selülitli bölgeye uygulanan buhar banyosu sayesinde oksijen alt tabakaya kadar ulaşır ve kan dolaşımını hızlandırır.

Lazer tedavisi: Kan dolaşımı hızlandırılır ve hareketsiz bölgeler harekete geçirilir.

Ultrason: Derinin altına doğru inilerek yağ hücrelerini parçalamayı sağlar. Sadece selülitli bölgelerde değil, küçük yağların tedavisinde de etkilidir.

Basınç tedavisi: Hava basıncı ile kan ve lenf dolaşımını harekete geçirir.

Lipoelektro: Çok ince ve uzun iğneler yardımıyla yapılan bu tedavide, elektro ile selülitli bölgelerdeki yağlar parçalanarak boşaltılmaya çalışılır.

Radyofrekans: Cilt kolajen sentezini tetiklerken, cilt altı yağ dokusunun incelmesini sağlar. Derin katmanlardaki selülit sebebi olan bantların gevşetilmesine neden olur.

Karboksiterapi: Karbondioksit gazı enjekte edildiği bölgede yağ hücrelerini parçalar, mikro dolaşımı ve dokuların oksijen kullanımını artırır.

Liposuction: 1-2 saatlik lokal anestezi ile uygulanır. Belirlenen bölgelerdeki yağlar vakumla ya da şırıngalar yardımıyla çekilir. Bölgesel zayıflama ve selülit tedavisinde kullanılır. Plastik cerrah yapmalıdır.

Deri altından uygulanan lazer tedavisi: Lazer ile selülitli alanda hem fibröz bantlar serbestleştirilir, hem fıtıklaşmış yağ dokuları eritilir, hem de cilt sıkılaştırılarak portakal kabuğu görünümü yok edilir.

Lenfatik drenaj uygulaması: Tüm bacak veya karına eşit miktarlarda değişik aralık ve değerlerle basınç uygulanması işlemidir. Etkili olabilmesi için diyetle ve diğer uygulamalarla desteklenmesi gerekir.