22nd Nis2013

Kahve selülit yapar mı?

by imdatselulit.com

kahve selülitKahve selülit yapar mı?
Güçlü bir antioksidan kaynağı olan kahve bağışıklık sistemini kuvvetlendirerek vücudu ciddi rahatsızlıklardan koruyan doğal, değerli bir gıda maddesidir. Kökboyasıgiller familyasında yer alan coffea cinsinden bir ağacın meyve çekirdeklerinin kavrulup öğütülmesiyle elde edilen ve mis gibi kokan bu kahverengi tozun en önemli özelliği yüksek miktarda kafein içermesidir. Kafein fazla miktarda tüketildiğinde sağlık açısından bazı riskler yaratabildiğinden uzmanlar günlük kahve tüketiminin 300 gramı geçmemesi konusunda uyarıyorlar. Dengeli tüketildiğinde kahve; serotonin ve endorfin hormonlarının salgılanmasını artırarak daha mutlu ve enerjik hissetmeyi sağlar, uyarıcı etkisiyle dikkatin toplanmasına yardım eder, nefesi açar, cildi güzelleştirir ve kan dolaşımını artırır. İşte bu son özellik “kahve selülit yapar” inancıyla biraz çelişmekte. Yani kan dolaşımını destekleyen ve artıran bir gıdanın selülit yapma ihtimali biraz düşüktür. Bilindiği gibi selülitin oluşumunda rol oynayan en önemli etmenlerden biri kan dolaşımının yetersiz olmasıdır. Evet, kahve çokça içildiğinde yüksek miktarda kafeinin etkisiyle mide ağrılarına, kalp rahatsızlıklarına, çarpıntıya, gerginliğe, huysuzluğa, hatta depresyona yol açabilen bir içecektir ama selülit yapmaz. Bu negatif etkilerin vücutta kan dolaşımı bozukluğuna yol açması kesin bir sonuç olmadığına göre kahve selülit yapar demek yanlış olur. Ona bu iftirayı kim attı bilinmez ama selülitle ilgili negatif algının dağılmasına yardım eden en önemli kişi dünyaca ünlü model Naomi Campbell olmuştur. Selülitten korunmak için bacaklarına kahve sürdüğünü söyleyen ünlü model bir anda kahveyi selülit yapıcı değil, selülitten kurtarıcı mucize bir maske malzemesi haline getirdi diyebiliriz.

Kaynak: http://www.merakname.com/kahve-selulit-yapar-mi/

22nd Nis2013

Burcu Kara: Ne yaptımsa selülitim geçmedi

by imdatselulit.com

 burcu karaSelülit sorununuz var mı?

Selülitsiz kadına kadın demem (gülüyor). Türk kadını olup da selülitsiz olanını görmedim. Benim de var. Bunun için bir süre çay ve kahve içmedim, değişiklik olmadı. Kremler de denedim, başarılı olamadım. Sonra da selülitlerimle barışmaya ve onlarla yaşamaya karar verdim. Çözümü var mı bilmiyorum. Genetik bir sorun herhalde.

Spor yapıyor musunuz? 

Tezcanlı olduğum için disipline giremiyorum. İşte çok disiplinliyimdir ama spor konusunda programa uyamıyorum. Bir kere uyguluyorum, ikincide bırakıyorum. Her yıl spor salonuna yazılıp üzülmek yerine artık beni mutlu eden şeyleri yapıyorum. Bunlar arasında squash ve partner bulabilirsem tenis yer alıyor. İki yıldır at biniyorum. At binmek kilo verdiren bir spor, özellikle kadınlar için uygun.

(17.11.2012 tarihli Cumartesi Postası’ndan alınmıştır.)

30th Haz2012

İvana Sert: Selülit yaşlılarda olur

by imdatselulit.com

Show TV ekranında yayınlanan ‘Bugün Ne Giysem’ yarışmasının jüri üyesi ikoncan İvana Sert önceki gün Nişantaşı’nda görüntülendi. Mağazaları dolaştıktan sonra kendi dükkanının önünde gazetecilere poz veren Sert, jüri üyeliği yaptığı programın tatile girmesiyle, oğlu Ateş ile ailesinin yanına tatile gittiğini söyledi. “Hem ailemi gördüm, hem tatil yaptım” diyen Sert, Gülben Ergen ve Deniz Seki’nin çok tartışılan selülitli görüntülerini değerlendirdi. İvana Sert, gazetecilerin konu hakkındaki sorularını “Selülit ne yazık ki bir cilt hastalığı. Günümüzde kadınlar için önemli bir sorun. Ve tam olarak tedavisi yok. Gülben’in selülit haberlerini burada olmadığım için takip edemedim ama bugün onda olur 10 yıl sonra bende de olur. Zaten yaşlandıkça selülit oluşur” sözleriyle yanıtladı. Sert, gazetecilerin “Sizi denize girerken görebilecek miyiz? Korkularınız var mı” sorusuna ise “Benim şu an selülitim yok ama yaşlandığım zaman olabilir tabii ki” yanıtını verdi. İvana Sert’in yüzündeki sivilcelerin çokluğu ise gözlerden kaçmadı.

Milliyet

 

30th Haz2012

Selülitle savaşma taktikleri

by imdatselulit.com

Selülit yalnızca kadınların sorunu değil; erkeklerde, hatta çocuklarda bile görülür oldu. İyi haber ise; en kötü durumdaki selülit bile yüzde 80 oranında tedavi edilebiliyor…

Birden oluştuğu için başa çıkılamaz gibi görülüyor, tüm bacağı sarınca savaşmak için gecikildiği düşünülüyor ama artık selülitle savaşmak için pek çok yöntem var. Uz. Dr. Hande Ulusal, selülit ile ilgili bilinmesi gerekenleri anlattı…

Oluşmuş selülitin yüzde kaçı tedavi ile giderilebiliyor?

Bu, selülitin derecesine göre değişir. Evre 1 ve 2’de yüzde 100’e varabilecek oranlarda gerileme olabilir. Evre 3 ve 4’te ise bu oran yüzde 30-80 arasındadır. Aradaki bu farkta, kişilerin yaşam tarzını değiştirmesinin de büyük rolü vardır.

YATKINLIK ÖNEMLİ

Selülit yalnızca kadınların sorunu mu, erkeklerde hiç görülmüyor mu?

Selülit kadınları vuruyor ama her 100 erkekten en az beşinde de görülebilir. Kadınlarda daha çok görülmesinin nedeni; selülite neden olan östrojen hormonunun kadınlarda çok daha fazla salgılanmasıdır. Erkeklerdeki östrojen hormonu çok daha az olduğu için selülit görülme oranı yüzde 5 ila 10 kadardır. Genetik yatkınlığı olan erkeklerde; dengesiz ve fazla kilo alımı, hareketsizlik, kalorili beslenme gibi sebepler de selülit oluşumuna yol açar.

Erkeklerin selüliti de kadınlarınki gibi mi tedavi edilir?

Evet, tedavi yöntemi aynıdır. Nasıl kadınlarda belli bir ölçüde erkeklik hormonu varsa; erkeklerde de az oranda kadınlık hormonu vardır. Selülit oluşumunda kadınlık hormonunun etkisinden bahsetmiştik. Bu yönden düşünülürse, erkekler selülit tedavisinde daha avantajlılar.

Erkeklerde kilo ile selülitin ilişkisi var mı?

Tek sebep kilo olmasa da, elbette yağ oranı arttıkça selülitin görülme riski de artar. Kilo alımıyla beraber özellikle kalça ve basen bölgesinde yağ doku artışı, o bölgenin kan ve lenfatik dolaşımının bozulmasına yol açar ve selülit oluşur.

Neden artık çocuklarda da selülit görülüyor?

Selülit; yemek yeme şekline göre, özellikle ‘adolesan çağı’ dediğimiz ergenlikle beraber başlayabilir çünkü yine bu dönemde hormonal değişimler meydana gelir.

Doğum kontrol hapları selüliti tetikleyebilir mi?

Östrojen ve progesteron hormonları, toplardamar duvarlarının kas yapısını bozar ve gevşetir. Bu da ödeme neden olur. Lenf sistemi tarafından uzaklaştırılamayan bu sağlıksız sıvılar, yağ hücrelerine bası yapar ve onların beslenmelerini engeller. Yine hasarlı olan atardamarlar da yeterli oksijeni yağ hücrelerine taşıyamayınca metabolizmaları iyice yavaşlar. Bu nedenle, selülit oluşumu erken başlayan ve genetik zemini olan kişiler, doğum kontrolü amacıyla daha farklı yöntemleri tercih etmelidir.

SELÜLİTİNİZİN DERECESİNİ NASIL ANLARSINIZ?

1.Derece: Derinin görünümü normaldir. Ancak iki parmak arasında sıkıştırıldığı zaman hafif pürüzlü görünüm ortaya çıkar.

2.Derece: Ayakta dururken görülen selülit yatınca kaybolur.

3.Derece: Hem ayakta, hem de yatarken portakal kabuğu görünümü mevcuttur. 4.Derece: Portakal kabuğu görünümü belirginleşmiş, cilt sıkıştırıldığında ağrılı hale gelmiştir.

SELÜLİTE DUR DEMEK İÇİN…

1 Sık kilo alıp vermekten ve yoyo diyetlerden kaçının. Verilen kiloyu korumak; selülit ve çatlak oluşumunu azaltır.

2 En iyi detoks ve arınma için bol sıvı almak şart! Bol su içeren sebze ve meyveler ile kremasız, şekersiz içecekler tüketin. Açık çay, bitki çayları, sade soda, şekersiz limonata içebilirsiniz.

3 Asitli, kafeinli, kremalı ve aromalı içeceklerden uzak durun. Sade filtre kahvenin veya Türk kahvesinin günde bir-iki fincan tüketilmesinde zarar yoktur.

4 Günde en az 10 bardak su içmeye özen gösterin.

5 Kilo almamak ve kilo kontrolü için her öğün lifli besin tüketmek önemlidir. Özellikler sebze ve meyveler bol miktarda su içerir. Her öğünde salata şart!

6 Kızartmalar yerine zeytinyağlı yemekler yiyin. Margarin ve katı yağlardan uzak durun.

7 Potasyum, C vitamini, A vitamini, E vitamini ve selenyum minerali; kas dokusu ve cilt için önemli içeriğe sahiptir. Kayısı, muz, portakal, kavun, karpuz, kuruyemişlerden badem, fındık, ceviz ve yer fıstığı ile birçok yeşil sebzeler, gerektiği kadar tüketilirse faydalıdır.

TUZSUZ TERCİH EDİN

8 Spor yaparak kilo verin. Sporun; daha iyi sıkılaşmak, sarkmamak, aynı zamanda kilonun duraksamaması ve motive olmak gibi faydaları saymakla bitmez!

9 Tuzlu gıdalara dikkat! Ödemi artırmaması için tuzsuz peynir ve zeytin, marine edilmemiş füme olmayan etler ve şarküteri besinlerden kaçınmakta fayda var.

10 Ne kadar ve ne yediğiniz önemli! Almanız gereken ölçüleri kaçırmayın, tatlı ve hamur işlerinden mümkün olduğunca uzak durun. Haftada bir tatlı veya hamurlu gıda ölçüsünden kesinlikle şaşmayın.

Sabah Gazetesi

 

30th Haz2012

En etkili selülit tedavisi buz mu?

by imdatselulit.com

Akupunkturla selülit tedavi edilir mi? Duş sonrası soğuk su tutup buz uygulaması yapmak selülite iyi gelir mi? Uzmanlara göre en önemli çözüm; selülitli bölgedeki kan dolaşımını artırmak!

Selülitlerden kurtulmak için verdiğiniz çabalar acaba işe yarar mı? Kimin selülitine ne iyi gelir? Memorial Hizmet Hastanesi Dermatoloji Bölümü’nden Uzm. Dr. Hande Ulusal, selülit ile ilgili bilinmesi gerekenleri anlattı…

1 Doğru beslenme: Yüksek kalorili gıdalardan uzak durulmalı. Şeker, tuz, un ve yağ tüketimi minimuma indirilmeli. Çay, kahve, çikolata gibi kafeinden zengin gıdalar fazla tüketilmemeli. Sebze, meyve ve lifli gıdalar daha fazla yenmeli. Yine vücuttaki yağ miktarını artıran alkolün tüketimi de azaltılmalıdır. Sigara ise, zaten dolaşımı bozuk olan selülitli bölgenin kan akımının daha da azalmasına yol açar.

2 Masaj: Lenf drenajının yönü boyunca aşağıdan yukarıya doğru iki elinizle yumuşak bir şekilde masaj yapın. Antiselülit kremlerinin dokulara etkisi, daha öncesinden masaj yapıldığı takdirde iki kat fazla olur. Özellikle soğuk duş ya da buz uygulaması da son zamanlarda çok konuşuluyor. Duş sonrası, selülit olan bölgelere birkaç dakikalık soğuk su ya da beş dakika ara ile birkaç dakikalık buz uygulamak; kan dolaşımını hızlandırır.

3 Egzersiz: Selülit olan bölgelerdeki kasların çalıştırılması, dolaşım sistemimizi harekete geçirir, böylece yağ hücrelerinin doğru beslenmesine olanak sağlar. Tedavide; tempolu yürüyüşler, bisiklete binmek ve yüzmek oldukça etkilidir. Aktiviteye en az 20 dakika devam edilmelidir.

 

KREMİ DOĞRU SEÇİN

4 Antiselülit kremleri: Doğrudan doğruya yağ hücrelerini harekete geçiren ve hücrelerin içini boşaltmayı sağlayan antiselülit kremleri, özellikle erken evre selülit tedavisinde faydalıdır. Bu kremleri masajla uygulamak daha etkili olur. Tedavide kullanılan selülit kremleri içeriklerindeki aktif maddelerle kan dolaşımını artırır, lenfatik dolaşımı düzenler ve cildi daha pürüzsüz hale getirir. Bu kremleri seçerken mutlaka dermatoloğunuza danışmalısınız. Çünkü dermokozmetik olmayan ürünlerin kullanımı size faydadan çok zarar verebilir.

5 Su: Metabolizmanın hızlanması ve zararlı maddelerin vücuttan atılmasında suyun önemi çok büyüktür. Bunun için günde 2 litre su içmek gerekmektedir.

 

TEKRAR HORTLAYABİLİR

Selülit tedavisi sonrası bilinmesi gereken en önemli husus; yaşam ve beslenme tarzı değiştirilmezse, selülitin yine tekrar edeceğidir. Tekrarı engellemek için, korunma yöntemlerine yani doğru beslenmeye, egzersiz yapmaya, bol su içmeye, masaj yapmaya ve krem kullanmaya dikkat etmek ve dermatoloğun önerdiği aralıklarla takip gerekir.

 

YERSİZ VAATLERE KARŞI UYANIK OLUN

Selülitin; erken evrede yapılan tedaviler ile gerileme olasılığı yüksektir ama ilerleyen evrelerde tedavinin başarı oranı biraz daha azalmaktadır. Özellikle ileri evre hastaların, “Yüzde 100 tedavi garantisi veriyoruz” diyen merkezlere bilinçli yaklaşmaları gerekir. Tabii ki kombine tedaviler ile selülitin gerileme şansı yüksektir ama hiçbir zaman “Yüzde 100 tedavi” gibi iddialı bir söz sarf edilemez. Bu yüzden, merkezlerin hastalara başlangıçta doğru bilgiyi vermeleri çok önemlidir.

 

SELÜLİTİ TEDAVİ ETME YÖNTEMLER

Mezoterapi: 4 mm’lik özel iğneler ve bir enjektör yardımıyla cildin orta tabakasına özel solüsyonların enjekte edilmesidir. Haftada bir veya 15 günde bir uygulanacak 8-12 seansta olumlu sonuç alınabilir.

LPG: Cilde vakum uygulayan cihazlardır. Aspirasyon (emme) ve dönme aksiyonlarının birlikte kullanılarak deri ve deri altı dokulara negatif basınç uygulanması prensibine dayanır.

Akupunktur: Vücudun çeşitli kilit noktalarına iğneler yardımıyla ulaşıp su ve yağ hücrelerini harekete geçirir.

Ozon terapi: Yağ hücrelerini oksijen ile temizleyerek, yağların yakılmasını amaçlar. Selülitli bölgeye uygulanan buhar banyosu sayesinde oksijen alt tabakaya kadar ulaşır ve kan dolaşımını hızlandırır.

Lazer tedavisi: Kan dolaşımı hızlandırılır ve hareketsiz bölgeler harekete geçirilir.

Ultrason: Derinin altına doğru inilerek yağ hücrelerini parçalamayı sağlar. Sadece selülitli bölgelerde değil, küçük yağların tedavisinde de etkilidir.

Basınç tedavisi: Hava basıncı ile kan ve lenf dolaşımını harekete geçirir.

Lipoelektro: Çok ince ve uzun iğneler yardımıyla yapılan bu tedavide, elektro ile selülitli bölgelerdeki yağlar parçalanarak boşaltılmaya çalışılır.

Radyofrekans: Cilt kolajen sentezini tetiklerken, cilt altı yağ dokusunun incelmesini sağlar. Derin katmanlardaki selülit sebebi olan bantların gevşetilmesine neden olur.

Karboksiterapi: Karbondioksit gazı enjekte edildiği bölgede yağ hücrelerini parçalar, mikro dolaşımı ve dokuların oksijen kullanımını artırır.

Liposuction: 1-2 saatlik lokal anestezi ile uygulanır. Belirlenen bölgelerdeki yağlar vakumla ya da şırıngalar yardımıyla çekilir. Bölgesel zayıflama ve selülit tedavisinde kullanılır. Plastik cerrah yapmalıdır.

Deri altından uygulanan lazer tedavisi: Lazer ile selülitli alanda hem fibröz bantlar serbestleştirilir, hem fıtıklaşmış yağ dokuları eritilir, hem de cilt sıkılaştırılarak portakal kabuğu görünümü yok edilir.

Lenfatik drenaj uygulaması: Tüm bacak veya karına eşit miktarlarda değişik aralık ve değerlerle basınç uygulanması işlemidir. Etkili olabilmesi için diyetle ve diğer uygulamalarla desteklenmesi gerekir.

30th Haz2012

Selülitin suçlusu kim? Genetik mi hormonal mi?

by imdatselulit.com

Selülitle savaşmak için öncelikle sebeplerini bulmak gerekiyor. Medikal estetik uzmanları selülitin nedenlerini masaya yatırdı; suçlu genetiğimiz mi, yoksa kötü yaşam tarzımız mı?

Selülitlerin asıl sorumlusu kim? Ailemizden aldığımız miras mı, yoksa değişen yaşam tarzımız mı asıl sorumlu? Ne yaparsak yapalım, ne kadar dikkat edersek edelim Türk kadınlarının selülitten kurtulmasının imkanı yok mu? Dar giyinmek, kötü beslenmek ve hareketsiz bir yaşam tarzıyla selülitlerimizi kendimiz mi çoğaltıyoruz? Medikal estetik uzmanları konuyu tartıştı; işte sonuçları…

 

ELMA TİPLİLERDE OLMAZ

DR. MUSTAFA KARATAŞ

Selülit genetiktir. Armut tipli bir kadınsanız, yani kilo aldığınızda kalça ve bacak bölümlerinde artış oluyorsa; selülit kaçınılmazdır. Çünkü kalça ve bacakta artan yağ hücreleri; o bölümde öbeklenmeye, sonrasında da cilt altı ödemin artmasına neden olur. Ödem ve yağ doku orada kaldıkça da cilt altı sertleşme meydana gelir ve cildi içe çekip selülit görünümü oluşturur. Ama elma tipli bir kadınsanız, yani karın ve bel bölgesinden kilo alıyorsanız; aşırı kilo artışı olmadığı müddetçe selülitiniz de olmayacaktır. Görüldüğü gibi aslında en büyük etken genetik mirasınızdır. Fakat bu genetiği iyi kullanır, kilo almazsanız; selülitsiz bir bacak hiç de hayal değil.

 

KESİNLİKTE GENETİKTİR

DR. NİHAT DİK

Selülitin nedeni; yüzde 50 genetik, yüzde 50 hatalarımızdır. Akdeniz ırkında, baseni daha geniş olan kadınlarda daha fazla selülit oluşma riski vardır. Spor yapmayan, hareket etmeyen ve beslenme alışkanlığı kötü olanlarda da görülüyor. Selülitin derecesini, bizim yanlışlarımız artırır. Sigara, alkol tüketimi, obezite, gebelik, guatr gibi durumlar genetik olarak var olan selülit problemini çok daha ileri safhalara taşır. Dar kot pantalonlar, dar çoraplar, yüksek topuklu ayakkabılar, kafeinli gıdalar selülitin ekmeğine yağ sürer. Vücut formunda ve metabolizma hızında değişikliklere neden olacak durumlarda kişi, daha dikkatli ve bilinçli bir hayat tarzı benimsemelidir.

 

FSH ARTIŞI TETİKLER

DR. EMRE ÇİÇEK

En büyük suçlu hormonlardır. Kadınlarda; yumurtalıklardan salgılanan ve dokularda su tutma özelliğiyle selülit oluşumuna zemin hazırlayan folikülin (FSH) hormonunun aşırı artışı, selülite neden olur. İkinci neden genetiktir. Üçüncü neden ise damar yetmezliğidir… Kabız olan kişilerde daha çok görülür, hipotiroid, doğum kontrol hapı kullanımı, karaciğerin kötü fonksiyonu, hatta hızlı ve stresli yaşamın yarattığı gerginlik, kaygı ve güvensizlik gibi ruhsal etkenler bile selüliti artırır.

ÇOCUKLARDA BİLE GÖRÜLMEYE BAŞLANDI

DR. HÜLYA PEKAR

Selülitin suçlusu; dolaşımın bozulması, genetik nedenler, hormonlar, beslenme tarzı, kabızlık, yetersiz su içme alışkanlığı, aşırı sıkan kıyafetler, bacak bacak üstüne atarak oturma alışkanlığı, hareketsiz yaşam, devamlı oturarak yapılan işlerdir. Akışı yavaşlayan damarlardan sıvı sızar, birikir ve ödem meydana gelir. Damarlar yeterince kanlanamadığı için yağ hücreleri şişer, fibröz bantlar sertleşip kısalır, cilt beslenemediğinden dolayı gevşer. Sonuç; ciltte düzensiz bir görünümdür. Selülitin günümüzde çocuklarda da sık olarak görülmeye başlaması; beslenme tarzı (fast food, kola, dondurulmuş gıdalar) ve bilgisayar başında çok zaman geçirmenin getirdiği hareketsiz yaşam tarzının etkili ve önemli olduğunu gösteriyor.

 

ERKEKLERDE OLMAZ

Sarı ırkta selülit görülmüyor. Bunun nedeni genetik olabileceği gibi, aşırı kabuklu pirinç tüketimine de bağlı olabileceği düşünülüyor. Erkeklerde selülit görülmemesi ise cilt altı bağını oluşturan liflerin cilde dik değil de paralel yerleşmesine, cilt kalınlığının fazla olmasına, testesteron hormonunun yağı azaltıp kası artırmasına bağlanıyor. Bütün bunların ışığında, bana göre selülitten; yüzde 20 genetik yapımız, yüzde 80 ise yaptığımız hatalar suçludur.

 

KIZGINLIK VE ÖFKE DE SEBEP OLUR

DR. GÖNÜL ATEŞSAÇAN

Yapılan son çalışmalar göstermiştir ki; şişmanlığın, kilo almanın, dolaşım bozukluğunun beyinde bir kodu var. Eğer sürekli öfkeli ve kızgın olursak, daima haksızlığa uğradığımızı düşünürsek, sürekli yağlı ve katkılı gıdalarla beslenirsek, egzersiz yapmazsak; bu kodlar aktifleşerek dolaşım bozukluğuna ve selülite sebep oluyor.

 

HERKESİN Kİ KENDİNE ÖZGÜ

Kızgınlık ve öfke durumunda vücutta serotonin hormonu azalır, dolaşım zayıflar ve özellikle bölgesel yağlanmaya müsait (karın, kalça ve uyluk) bölgelerde yağlanmada artış, dolaşımda azalma ve bunun sonucunda selülit oluşur. Bundan daha da önemlisi; herkeste bu kodları başlatan nedenler farklıdır. Kısaca nasıl ki herkesin kendine has yapısal özellikleri varsa, herkesin selüliti de kendine özgüdür! Kısaca amaç; beyin kodlarını değiştirerek, hormonların normal çalışmasını sağlayarak selülite daha uzun vadeli çözümler getirebilmektir. Selülite beyin kodu yüzde 80 oranında neden oluyorsa, bizim yaptığımız hatalar da yüzde 20 oranında etkilidir.

 

 

http://www.sabah.com.tr/Gunaydin/Saglik/2012/06/25/selulitin-suclusu-genler-mi-aliskanliklar-mi

23rd Haz2012

Deniz Seki’de selülitleri ile yakalandı

by imdatselulit.com

Deniz Seki, yaşadığı sıkıntılı günleri Bodrum’da unutmaya çalışıyor. Şarkıcı, denizin ve güneşin tadını çıkardı çıkarmasına ama fotoğraflanmaktan da kurtulamadı.

Sezonun Gülben Ergen’den sonra bikini-mayolu fotoğraflanan ikinci ünlüsü Deniz Seki oldu.

Oysa ki, şarkıcı görüntülenme korkusuyla arkadaşlarının teknesiyle Bodrum koylarında denize girmeyi tercih etmişti ama kaçamadı.

Gün boyu, menajeri ve arkadaşlarıyla güneşlenip tatilin tadını çıkaran Seki’nin aldığı kilolar dikkat çekti.

14th Haz2012

İki erkek yazar selülit yüzünden kapıştı!

by imdatselulit.com

Can Dündar ve Cangiz Semercioğlu Gülben’in selülitleri için kağıştı. Önce Can dündar aşağıdaki yazıyı yazdı, sonra Cengiz Semercioğlu şu linkten okuyacağınız yazı ile yanıt verdi; http://imdatselulit.com/2012/06/gulben-mi-zuhal-mi/

İki erkek yazarı selülit için kapıştı… Buyrun selülitli düelloya;

Gülben Ergen ve selülit meselemiz

İnternetteki haberin başlığı şuydu: “İşte Gülben Ergen’in bittiği an… Dehşet görüntüler!”
“Hayırdır” demeye kalmadı, işin aslı anlaşıldı.
Gülben oğluyla tatile gitmiş. Magazincilere yakalanmış.
Onlar da acımamış, “Fazla kilolarıyla dikkati çekti. Selülitli vücudunu gizleyemedi” klişesini yapıştırmış.
“Dehşet görüntüleri” böylece ortaya çıkmış…
Gülben çok haklı bir tepki gösterdi:
“Ne selülitmiş; yıllardır haber değerini yitirmedi” dedi.
O bedenle 3 evlat dünyaya getirdiğini hatırlattı.
Kadın bedeninin bu denli acımasızca teşhirini, kadına şiddetin bir parçası olarak gördüğünü söyledi.
* * *
Gülben Ergen’in “Çocuklar Gülsün Diye” başlattığı okul yaptırma kampanyası sürecinde bürokrasiyle yaşadığı sorunları, okullara destek bulabilmek için nasıl çırpındığını biliyorum. O süreçte basından pek az ilgi görebilmişti.
Okul yaparken göremediği ilgiyi, tatil yaparken görmesinde, inşa edilen okullarının teşhir edilen selülitleri kadar ilgi çekmemesinde bir sorun yok mu sizce?
Cengiz Semercioğlu, “Dünyanın her yerinde yapılır bu tür haberler… Ünlü olmanın bedeli bu” diye savundu haberi…
Oysa Cengiz geçen yaz Zuhal Olcay için yapılan hakaretamiz selülit haberinde “Magazin gazeteciliğinden utandım” diyerek cesur bir çıkış yapmıştı.
Şimdi, “Habere değil, aşağılamaya karşıyım” diyor.
Birkaç noktada itirazımı dillendireceğim.
* * *
Bu tür haberlerde basit bir ölçütüm var:
“Popüler sanatçılar kadar kamuya mal olmuş Başbakan’ı, etkili bir bakanı veya eşlerini, patronumuzu ya da karısını gizlice selülitli veya göbekli görüntüleyip aynı üslupla ‘İşte bittiği an’ filan diye basabiliyor muyuz?”
Cevap “Hayır”sa, bütün bastığımız fotoğraflar çifte standart ürünüdür. Ahlaken sorunludur.
* * *
İkincisi:
Batı’da bu konularla “bulvar gazeteleri” ilgilenir. Selülitle ilgilenmeyenler, ciddi haber alabilecekleri gazeteleri okur.
Bizde bu ayrım büyük ölçüde ortadan kalktı. Birkaç gazete hariç hemen hemen “selülitsiz basın” kalmadı. Dolayısıyla “İlgilenmiyorsan başka gazete al” denebilecek zemin daraldı.
* * *
Üçüncüsü:
“Tüm dünyada var bu haberler”; doğru…
Ama iyi mi?
Bunu sorgulamayacak mıyız?
“Dünyada var” diye, üç doğum geçirmiş bir kadının bedenini magazin malzemesi yapma hoyratlığına karşı çıkmayacak mıyız?
Bir kısım estetisyenin, diyetisyenin, magazincinin, güzellik uzmanının, modacının bir ağızdan “mükemmel vücut, küçük popo, dik göğüs, baklava karın” diye şablon dayatmasının, buna uymayanların aşağılanmasının, çocukların okul çağında sıfır beden yarışına atılmasının, şişmana düşmanlığın ırkçılık boyutuna varmasının, balıketi vücutluların bile her yaz arifesi “Nasıl görüneceğim” bunalımına sokulmasının, “mazruf” zerrece önemsenmezken “zarf”ın bu kadar kutsanmasının medeniyete getirisini götürüsünü hesaplamayacak mıyız?
Kürtaj savunusunda “Beden benim” diye yürüyen kadınlar yakında selülitlerini göstere göstere “Bedenimi seviyorum” diye ayaklanırsa ve en önde Gülben, “Kadınlar gülsün diye” pankartı taşırsa hiç şaşmayalım.

http://gundem.milliyet.com.tr/gulben-ergen-ve-selulit-meselemiz/gundem/gundemyazardetay/14.06.2012/1553421/default.htm

20th May2012

Khloe Kardashian’ın selülit sırrı

by imdatselulit.com

Khloe Kardashian zayıflamak için oldukça sıkı çalıştı, kilo verdi ama selülitlerinden bir türlü kurtulamadı. Ünlü sanatçı yeni keşfettiği yöntemi şöyle anlattı; Profesyonel yardım aldım ama selülitlerimden kurtulamadım. Gerçi ben böyle de mutluyum. Ancak son zamanlarda keşfettiğim bir formül kan dolaşımını hızlandırıyor. Etkili bir masajla birlikte işe yaradığını düşünüyorum.  Zeytinyağı ve kahve telvesini karıştırarak, kalın bir fırça yardımıyla vücuda masaj yaparak sürüyorsunuz. Kafein hızlı bir şekilde cilt içinde emiliyor, kan damarları sıkılaştırıyor ve yumru gibi görüntüler azalıyor.

20th May2012

Ödem sökücü çay

by imdatselulit.com

Yaz mevsimi yaklaşırken selülit ve ödemlerinizden nasıl kurtulacağınızı düşünüyorsanız, evinizde, çok basit malzemelerle yapabileceğiniz bu bitkisel yöntemleri deneyenilirsiniz.

Adım adım yaza yaklaştığımız bugünlerde, güneşli günlere selülitsiz girmek ve kışın vücudunuzda biriken ödemi atmak için hazırlıklara başlama zamanı geldi. Biyolog-Kozmetolog Pervin Bulgak’ın evde kolayca hazırlayabileceğiniz bitkisel formülleriyle vücudunuzu yaza hazırlayabilirsiniz.

Selülitler için kahve peelingi

1 çay bardağı kahve
¼ çay bardağı sızma zeytinyağı
¼ Çay bardağı portakal yağı
1 yemek kaşığı karabiber yağı
Tüm malzemeleri karıştırın ve haftada 3 gün ayak bileklerinden başlayarak yukarı doğru masaj yaparak uygulayın

Ödem  sökücü çay

1 adet yeşil elma

1 dal tarçın

1 çay bardağı kiraz sapı

1 yemek kaşığı yeşil çay

½ litre kaynar su

Elmaları küçük parçalara ayırın, tüm malzemelerle birlikte kaynar suyun içine atın ve 15 dakika demleyin. En önemlisi her gün taze olarak hazırlayın ve için.

http://www.hthayat.com/kadinca-hayat/beslenme-diyet/pratik-ipuclari/haber/1004207-selulit-ve-odemlerinizden-pratik-yontemlerle-kurtulun

Sayfalar:12345»